Malatya ve Coğrafi Konumu

Malatya ve Coğrafi Konumu

Malatya ve Coğrafi Konumu

Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Fırat bölümünde bulunan Malatya ilinin komşuları kuzeyde Sivas ve Erzincan güneyde Adıyaman batıda Kahramanmaraş doğuda Diyarbakır ve Elazığ’dır. Yüzölçümü 12.313 m2 ve Nüfusu 457.566 kişidir (2000 yılı Genel Nüfus Sayımına göre). Denizden yüksekliği 910-950m.dir. 35.54′ ve 39.03′ kuzey enlemleri ile 38.45′ ve 39.08′ doğu boylamları arasındadır. Malatya şehri Malatya dağlarının (Beydağı 2.591m.) kuzey eteğinde ve Malatya ovasının güney kenarında kurulmuştur. Karayoluyla Elazığ’a 98km. Diyarbakır’a 251km. Sivas’a 247km. en yakın liman olan Akdeniz kıyısındaki Mersin’e 458km. Başkent Ankara’ya 661km. İstanbul’a 1.114km. ve eskiden İstanbul ile başlıca bağlantı yeri olan Karadeniz kıyısındaki Samsun’a 586km. uzaklıktadır; bu şehirlere demiryoluyla da bağlıdı
Malatya adı Hititler döneminden gelmektedir. Kentin bu dönemde Maldive diye anıldığı sonraları Melitla, Melid, Melide ve Maliktu şeklinde kullanıldığı, Roma döneminde Melitene’ye dönüştüğü sanılmaktadır. Bu ad günümüze değin değişerek “Malatya” biçimine gelmiştir.
Malatya ve Coğrafi Konumu
Malatya il alanı, Alp kıvrımlaşması sonrasında şekillenmiştir. Daha sonra III. Jeolojik zamanın sonuyla IV. zamanın başlarında ortaya çıkan tektonik hareketler sırasındaki kırılma ve kıvrılmalarla kimi kesimleri yükselmiş ya da çökmüştür. İl alanında çok şiddetli aşınmalar olmuş, çöküntü alanları alüvyonlarla dolmuştur. Başta Malatya ovası olmak üzere ilin diğer ovaları bu gelişmelerle ortaya çıkmıştır.

Bu nedenlerle il alanında III. zaman yaşlı kalker ve konglomeralar, volkanik küller çok yaygındır. Malatya ovası, yükseltileri 1500 metreyi aşan dağ sıraları ve platolarla çevrili, geniş bir çöküntü alanıdır. Yükseltisi 915950 metre arasında değişen bu çöküntü alanının kuzeyi beyaz ve yeşil marnlarla kaplıdır. Bu oluşumların üzerinde kuzeye eğimli göl kalkerleri yer alır. Ovanın kuzey doğusunda ise kuzeybatı yönüne doğru uzanan andezit lavları ile tabakalaşmış beyaz ve yeşil marnlar göze çarpmaktadır. Çöküntü alanının güneyi III. zaman eosen kalker serileri ile örtülüdür. Kuzeye doğru eğimli bu yapı, il merkezinin güneyinde mikaşistlerle tabakalaşmış, mermerleşmiş, kalkerlere dönüşür. İl merkezi ile Malatya dağlan ve Fırat vadisi arasındaki alana IV. zamanda taşınarak oluşmuş eski alüvyonların altında III. zaman yaşlı gabbrove granodiyoritler uzanmaktadır. İl alanının güneybatı ve batısında III. zaman neojen kalkerleri egemen durumdadır. 5060 metre kalınlıkta yatay tabakalar oluşturan aynı yaştaki konglomeralar Tohma, Sultansuyu ve Kuruçay vadilerine doğru sokulurlar.
Malatya ve Coğrafi Konumu
Güneydoğu Torosları, Gaziantep Gölbaşı’nın kuzeyinde yer alan Kapıdere boğazından sonra çeşitli kollara ayrılır. Dağ kütlesinin güney kolunu oluşturan ve batı-doğu yönünde uzanarak Besni, Adıyaman ve Kâhta ile Malatya ovasını dolduran dağlara Malatya dağları adı verilir. Yüksek ve çok dalgalı olan Malatya dağları çeşitli yönlerde inen akarsularla parçalanmıştır. Bu sebeple Malatya dağlarında önemli düzlükler yoktur. Doğanşehir ovasının doğusunda düzenli sıralar oluşturmaya başlayan bu dağl ar, Fırat vadisine kadar zaman zaman genişleyerek, zaman zaman daralarak uzanır. Malatya dağlan üzerindeki en önemli doruklar, batıdan doğuya doğru 2100 Korudağ, 2.424 Karakaya Tepe, 2.006 Becbel Tepe, 2.544 Beydağı, 2.150 Kelle Tepe, 2.306 metre yükselti Gayrık Tepedir.

Malatya toprakları önemli bitki örtüsünden yoksundur. Eskiden il alanının önemli bir bölümü ormanlarla kaplı iken sonucu bu örtü zamanla yok olmuştur. Doğal şartlar ormanların kendi kendisini yenilemesini büyük ölçüde güçleştirdiğinden yer yer bozkırlar ortaya çıkmıştır.

İl arazisinin 367.253 hektarı (% 30)’u ormanlık ve fundalıklarla, 125.156 hektarı (% 10)’u ise çayır ve meralarla kaplıdır. İl topraklarının güneyini boydan boya kaplayan batı-doğu doğrultulu Malatya dağları, meşenin egemen olduğu bozuk nitelikli korular ve baltalıklar iyi nitelikli koru ve baltalıklara dönüşmeye başlar. Malatya dağlarının batı ucunda Sultansuyu vadisine bakan yamaçlarda Doğu Anadolu’da ortadan kalkmakta olan ibrelilerden kızılcıklara rastlanır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir