Flamingoların Yaşam Özellikleri

Flamingoların Yaşam Özellikleri

Flamingoların Yaşam Özellikleri
Adlarını Latincedeki alev anlamına gelen flamma kelimesinden alan ve parlak renkleriyle dikkat çeken flamingolar. Kuşlardaki bu zengin renk çeşitliliği tüylerin içerisinde yer alan tüy ilk oluşmaya başladığı sırada depolanan pigmentlerin varlığına veya tüylerin yapısal özelliği nedeniyle ışık hareketlerine bağlı olarak meydana gelir Bu rengarenk tüylerin en önemli özelliklerinden birisi cansız yapılar olmalarıdır Bir tüyün tamamen cansız olması kopan tüyün rengini aynen muhafaza etmesinin de asıl nedenidir Keratin maddesinden meydana gelen bu oluşumlar çevre koşulları nedeniyle kısa sürede yıprandıklarından belirli zaman aralıklarıyla yenilenirler Ama kuşlar her seferinde rengarenk tüylerine tekrar kavuşurlar Çünkü kuşların tüyleri gerekli uzunluğa türün renk ve desen özelliklerine tam olarak ulaşıncaya kadar gelişmelerini sürdürür
Tüyler sahip oldukları farklı yapı sayesinde tıpkı cam prizmanın ışığı renklere ayrıştırması gibi bir görünüm sunabilirler Bu şekilde ışığın kırılmasıyla ortaya çıkan renkler pigmentlerce renklendirilmiş olanlardan daha canlı ve metaliktirler Bu tüylerin renkleri maviden yeşile portakal renginden kırmızıya değişir
Flamingoların Yaşam Özellikleri

Flamingolardaki kırmızımsı pembe rengin ana kaynağı da karotenoidlerdir Flamingonun parlak pembe rengi besinlerinden kaynaklanır Daha fazla karotenoid içeren gıda yedikçe tüyleri de daha parlak ve koyu pembe renk alır İşte flamingoların insana zevk veren güzellikteki renklerinin kaynağı budur

Flamingoların renklerinin oluşmasında ve korunmasında yedikleri karides ve su yosunları etkili olur Mavi-yeşil algler ismini alan bu yosunlar isimlerinin aksine kırmızı mor kahverengi sarı hatta turuncu renklere sahiptirler Flamingolar bu çok küçük olan yosun ve karidesleri gagaları sayesinde kolaylıkla yiyebilirler Çünkü gaga su içerisindeki kabukluları ve algleri süzerek beslenmeye uygun olarak yaratılmıştır Üst ve alt çenelerle dilde keratin lameller bulunur Gaganın üst parçası alt parçadan daha küçüktür ve üzerine bir kapak gibi oturur Gaga kapatıldığında her tarafta eşit aralık bulunan bir filtre özelliği gösterir Flamingolar bu gaga yapısı ile yiyeceklerini balina ve istiridyeler gi¬ bi süzgeçten geçirirler Gagalarında sıra sıra bulunan plakalar alınan parçaları sudan arındırır Küçük flamingolarda bu plakalar kalınlığı 005 mmyi geçmeyen tek hücreli bitkileri bile süzüp geçirebilecek kadar incedir Kuşkusuz yavru flamingoların tek hücreleri yiyebilecek şekilde bir gaga yapısına sahip olmaları yavrunun mümkün olabilecek her besini değerlendirmesi gerekir Ayrıca flamingoların dilleri de suyu saniyede dört kez gagasından geçiren bir pompa görevi görerek bu canlının suyu filtre edip yiyeceğe ulaşmasına uygun olarak yaratılmıştır

İspanyol bilim adamlarının bulduğu ve Behavioral Ecology and Sociobiology adlı dergide yayınlanan çalışmaya göre kuşların kuyruklarının yanındaki bir bezden karotenoid pigment salgılanmaktadır Kuş eş seçme zamanı yaklaştığında yanaklarını bu beze sürer ve salgıyı boynuna göğsüne arka tüylerine sürerek adeta makyaj yapar ve pembeliği arttırır Bunu sık yaparsa tüylerinin rengi daha uzun bir süre koyu pembe rengi korur Eşini bulduğu zaman ise makyaj yapmayı ve tüylerinin rengini koyultmayı bırakır Çünkü bu işlem çok zaman ve enerji gerektirir.
Flamingolar yumurtalarını balçık ve çamurla yapılan yüksek çanak biçimli yuvalara bırakırlar Koloni halinde kuluçkaya yatarlarYılda sadece bir kez ve çoğunlukla tek yumurta yumurtlarlar Kuluçkaya yatma ve yavru bakımı dönüşümlü olarak her iki eşin sorumluluğundadır
Yavru flamingolar kuluçkadan çıktıktan sonra çok büyük topluluklar halinde yaşarlar Yavru bir flamingo sadece onu bağırışından tanıyan ebeveynleri tarafından beslenir Anne ve babanın her ikisi de boğazlarında çok besleyici olan parlak kırmızı bir tür süt üretir Yavrular ilk iki ay bu sütle beslenir
Flamingolar tek ayak üzerinde uyur ve bu sırada vücutlarının bir tarafı uyurken diğer tarafı avcılara karşı tetikte bekler
Diğer hayvanların su içemeyeceği kadar yüksek miktarda tuz ve soda içeren hiçbir şeyin yetişmediği ve yaşamaya elverişli olmayan göllerde yaşarlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir